Sayfalar

12 Eylül 2009 Cumartesi

Antisempatizanlık(2008)


sene 2005 bir pazartesi günü genel sınav notları okunur ve en yüksek notun 11-a sınıfından bir ögrencinin aldıgı açıklanır ve genel olarak ta en çalışkan sınıf hazırlık a dır hazırlık a nın birinciligi bir kenara biz 2.dahi olamamışzdır ilk başlarda bu durum fazla önemsenmez ama 1 sene yüzümüze tekrar tekrar çarpıılarak söylendiginde insan umursamadan edemiyor (ben dahil)..
aslında kendi sınıfımızdada çalışkan görünümlü yada çalışkan ögrenciler vardı
örn: hıdır damla sevil yani bi hazırlık a potansiyelinde 3 ögrencimiz vardı
ama biz yani geri kalan 26 + 1(cansu) ders konusunda bir hiçtik diyebilirm..
neyse günler birbirini kovalarken halı saha turnuvası yapılmıştı düzenleyen turizm sınıflarından hazırlık ''e'' 20 ytl bayılıp bu turnuvaya katıldıktan sonra gene çok şanssız bir biçiimde hazırlık a ya 7-6 yenildik ne kadar kabul etmeselerde ilk ve son kez onlara orda yenilmiştik..
neyse okuldaki maglubiyetin üstüne buda eklenince gelince işler kabak tadi vermeye başlamıştı ve bişeyler yapmamız lazımdı..biz anladıkki notla karşılık veremiycez bu defa gerekli terslemeler laf atmalar savaşın habercisiydi..

sene 2006 9 b

bu sene 1 yıllık ingilizce sonrası biraz daha rahatsız edici gibi görünüyordu çünkü haftanın 7 günü sadece 3 ögretmenle degil 14 15 ögretmenle beraber olucaktık
nitekim bunun farkına varmamız fazlada uzun sürmedi bu sezonda 3 gazi verdik (,cansu,ismail,halil)
mükemmel egitim sistemimizin göstergesi cansuyla başlıyalım okula sadece 1 gün gelip ben sıkıldım burda bu ne ya..diyip evine döndü ve bir daha izine rastlayan olmadı bir ara gizemle konuştugu iddaalarıda nöbetçi mahkeme tarafından tanık bulunamayınca yaryıga iştigal.. neyse ,
bütün bu olanlara ragmen hazırlık b yi yaklaşık 8 ay 14 gün okula gelmiyerek sınıfı geçti..
ismail: o mavi yazma türküsünü günümüz müzigine ışık tutan yorumuyla seslendirerek herkesii gülmekten kırıp geçirirdi..ben dahil bir çok arkadaşında kabul ettigi gibi sınıfın en komik en eglenceli kişilerinden biriydi mesela efsane redhouse hikayeleri. dinlemeyen bilmez o hikayeler tadından yenmez.bu hikayerlde dogaçlama seviyesi tavan yapardı ismailn ve en çok güldügüm şeylerden biriydi neyse..bir gün hatırlarımki o günlerin meşhur vestel kapmyası olan bishi marka bir bilgisayar almıştı ve o bilgisayar düşünün 2001 oyunu counter strike ı açarken kasıyodu bu bilgisayara yaklaşık 1200 ytl verdigi için bu konuda kendisiyle bayagı taşşak geçilmiştir..
son olarakta tiyatroda efsane suflesi : where is romeo yu where is romoo şeklinde söyledigi için bu sahne yaklaşık 15 20 kere tekrar edilmişti..ahhhh demesi lazımken ah diiyp ölmeside bütün sınıfı kopartan bir durumdu..

halil dicem ama gazilerden düşmanı unuttuk yaw :) neyse halili de anlatalımda bitsin halille ilgili hatırladıgım en güzel enstantene başkanlık seçiminde ona bir eşşek şakası yapmamız oldu hazırlık b sınıfında iken ilk başkanlık seçiminde genel olarak bir çok espride kullanılan cansuyu
son olarak bi kullanalım dedik ve halile başkan olarak okula neredeyse hiç gelmeyen cansu için beyler herkes cansuyu kagıdına yazsın dedik ama sadece halil yazdı ve esra hoca sinirli bir şekilde cansuyu kagıda kim yazdı deyince halilin o anki masum ve ürkek bakışlarının ardındaki ben yazdım diyişini herhalde ölene kadar unutmucam..


gelelim 9-a ya bu sene zarfında gene en çalışkan sınıf ünvanını kimseye kaptırmayarak
bizim onlara bakış açımızı degiştirmeyen 9-a yı halı sahada kötü bir gün beklemektedir
maçtan önce her zamanki gibi gene atıp tutan bir görüntü sergileyen 9-a ögrencileri bunu bir matematik sınıva gibi görünce
halısahada 7 fark yiyince afallamıştır..
ve maçın kolasına oldugu akıllarına dahi gelmemiştir neyseki pazartesi günü zar zor da olsa bu parayı takımımızdan
murat ve mehmet almışlardır ama paranın nerye gittigi halen mechul bir olaydır bir kısım arkadaşlar o gün mehmet ve muratı hamburger kolayla gördüklerini söylemişlerdir.. Günahları boynuna bu sene zarfında yaptıgımız diger maçlardada maglubiyet yüzü görmeyerek en azından derslerdeki başarısızlıktan olan yarayı maçları kazanarak pansuman yapıyorduk..

derken günlerden birgün Babasının bize ''İKRAMI'' olan fatih tosun bursadan çıka geldi ortasahaya aranan taze kan bulunmuştu artık.. ilk günler biraz durgun
olmasına ragmen ders notları aramıza kısa zamanda girmesinin göstergesidir..halı sahadada bekledigimiz katkıyı vermesinden ötürü dahada çok sevdigmiz
sınıfta herkesle iyi anlaşan konya lehçeli fatih tosun..

sene 2007 10-b

bu sezon büşra ve metin ümranı gazi vermemizle başlamıştı isterseniz arkadaşlardan alıntılar yaparak başlıyayım..

Büşra : ismini ben dahil 2-3 arkadaşımızın adını 9.sınıfta ögrendigimiz bir arkadaştı
hazırlıkta sessiz sakin biri oldugu için farkında bile olammıştık..taki yanına elmas oturuncaya kadar
büşranın bir anda karekteri degişti ve sanırım artık bütün okul onu tanıyordu :)

Metin : ilk disiplin vakamın sebebi Yerinde duramayan diaframın nasıl kullanılıcagını yüksek
volume de adeta haykırarak degişik sesleri çıkarmakta usta olan
bir anda bir kaç kişi birden olabilen metin hatıl.. nerden başlasam bilemiyorum ama ilk disiplin vakasından gireyim..

Yer: A.T.M.L 9-b sınıfı orta bölümden 2.sıra
Zaman : 1 ders saat 9:00 suları...
Ders: Kimya
Konu : Mayı

Saat 9 sularıydı ve gene kimin başlattıgı belli olmayan bir kagıt savaşının içindeydik benim yanımda mustafa saklı önümde murat yeninci ve mehmet uzmen arkamda metin ve yanındakini tam hatırlamıyorum ama yasindi sanırım çünkü böyle şeyler hep bu 2 liden çıkar
biz normal dersi dinlerken(uyaklarken) ki bu çok az yaşanan bir durumdur.. 1 sıra arkamızdan bir kagıt uçuverir ve gündüz hocanın kafasına gider ee nedemişler kurşun adres sormaz..
kör kurşuna kurban giden gündüz hocanın ilk işi eline bir beyaz kagıt alıp dilekçe yazmak olur ve süphelilerden biride her zamanki gibi ben olurum..
o günü dün gibi hatırlarım halbuki benim hiçbir suçum olmamasına ragmen uyarı cezasını yemiştik bir daha böyle bir durum yaşanırsa uzaklaştırma alıcaktık
Allahtan ki böyle bir durum yaşanmadı ve o günü atlattık..velhasıl metin daha sonra gelen muhasebe ögretmeniylede arasında birkaç vaka yaşanmasına ragmen
disiplinlik bir durum olmamış o sene ye dair o ögretmenle ilgili hatırladıgım '' Lan bebe '' suflesi sanırım ölene kadar aklımdan çıkmıycak..

Ümran : hatırladıgım kadarıyla ilk iki sene serabın yanından ayrılmayan ve serabın yanında oldugu sürecede 2.planda kalacak elinden t68 düşmeyen bir arkadaşımızdı..
ümranın kuzeni ve 2 arkadaşınıda unutmak da mümkün olmayan bir diger konu çünkü neredeyse büşradan daha çok bizim sınıfta olduklarını belli ediyorlardı..
ümranla ilgili hatırladıgım bir diger şey ise karambole giden bir parmak

dönelim cepheye cephede bu sezon adeta soguk savaş yaşanıyordu karşı tarafın ögretmeni handan anıl derslerimize girmeye başlamıştı
gerçi 9.sınıftada giriyordu ama bu bölümün ilk cümlesi için süper bir giriş diye düşündüm ve öyle yazdım..aslında 9ınıfta handan hocayla pek problemimiz
yoktu fkat 10.sınıfın ilk dönemlerinden itibaret süre gelen bir çatışma var gibiydi ve sınıfta gruplaşmaların ilk çıktıgı yerde burası olmuştu..çok iyi hatır
larım ben mert murat mehmet fatih cesur hep duvar kenarında oturup hiç verilen ödevleri yerine getirmezdik..bi nevi bir tepki diyelim buna.. ama saçmaladıgımızı
ve karşıdakinin aslında ne kadar iyi bir ögretmen oldugunu anladık ve ona süpriz bir dogum günü bile hazırlamıştık..


cepheye dönecek olursak soguk savaş psikolejisiyle elektronik ortamda savaş photoshop çalışmalarıyla sürüyordu
taaruzu karşı sınıf yapınca bizde onlara mükemmel bestemizle karşılık verdik..ve bu yılda gerek photoshop çalışmaları gerek marşlarla geçildi

halısahada ise sonuç degişmemişti ;)

sene 2008 11*b

bu yıl geredi bıraktıgımız bir çok şeyle birlikte bir kutu yu andıran sınıfta zor da olsa başlamıştı..

murat mert mustafa ve sinem bu sene bize veda eden arkadaşlarımızdı
murat : yerinde durmayan sevgisini duvar ve sıralara haykıran pivot santrofor olarak nitelendirebilecegimiz kardeşimiz
mert de keza aynı şekilde halısaha takımımızın emliyet subabı savunmanın yıkılmayan kalesiydi.. taki bu seneye kadar
bu sene dedim ya bizden çok şey alıp götürmüştü ve hiç kolay geçmiyecegini hafif bir pazartesi gününden sonra salı günü psikoleji dersinde anladık
sınıf ögretmeninin nursel hoca olduguna mı yanayım felsefe dersine nursel hocanın girdiginemi yanayım psikoleji dersine nursel hocanın girdiginemi yanayım
yoksa mantık dersine nursel hocanın girdigine mi yanayım yoksa bu senenin bu satır gibi sanki hiç bitmicekmiş gibi olduguna mı yanayım..
zaten derste başarı olarak geri oldugumuz 11-a ya bu sezon birde halısahada boyun bükücektik gibi görünüyordu ama öyle olmadı bu sezon 2 halısaha maçı oynadık 11-a ile bu oynadıgımız 2 maçtan da galip ayrılmasını bildik çok şükür düşünün kalede mesut var benim 44 numara ayakkabılarımı giymiş bi şekilde ümiitin halı saha ayakkabısı olmadıgı için mehmetin normal ayakkabılarını giydi cesur ehliyet kursuna fatih çalışmaya gidince yani olabilcek bütün aksaklıkklar yaşandı.. Beklendigi gibi maça yenik başladık bi ara maç 6-1 oldu onu geçtim şanssızlıgımız dan dolayı ne vursak dışarı giden bir karşılaşmaydı ama ne yaptık ettik
maçı 9- 7 kazanmasını bildik..böylece bazı ögretmenlerimizin bizim asla 11-a yı
yenemiyecegimize dair iddaalarıda asılsız kaldı..herhalde bizi onlara karşı oynadıgımız gibi oynuyoz zannetmelerinden ötürü bu talihsiz tahmini söylediler..
Hocam 1.07.2008 de herşey belli olucak Çok yakında...Neyse bu senede iyisiyle kötüsüyle psikolejisiyle mantıgıyla acısıyla tatlısıyla
zor da olsa bitmiş oldu geride kalan 4 seneden hatırladıklarım bunlar..

Edit : gene yenemedik

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder